Bulgurun faydaları ve...

19/8/2008 · Kategori: Ana Sayfa

Bulgurun faydaları ve yoğurt maskesi


Bulgur, Anadolu insanının vazgeçilmez besin maddelerinden biridir. Özellikle kış aylarında bulgur tüketimi daha da artmaktadır. Tıp dünyasında son zamanlarda yapılan araştırmalar da, bu değerli besin maddesinin son derece önemli bir özelliğini daha ortaya çıkardı. Bu önemli özellik ne mi? Hemen söyleyelim: Bulgur, özellikle bağırsaklarda kanser riskini büyük oranda azaltıyor. Bazı kişiler tarafından “köylü yiyeceği” diye nitelendirildiği için sofralardan uzak tutulan bulgur, besin değeri yanında vitaminler açısından da son derece zengin bir gıda maddesi..


Besin değeri
Gaziantep Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü’nde uzun süredir yürütülen çalışmalarda elde edilen sonuçlara göre; bol miktarda fiber ihtiva eden bulgur, düzenli olarak tüketildiğinde bağırsak kanseri riskini engelliyor. Bulgurun besin değerine gelince; 100 gram bulgur, vücuda yaklaşık 350 kalori verir. Ayrıca 69.8 gram karbonhidrat, 12.5 gram protein, 1.5 gram lipid, 40 miligram kalsiyum, 3.5 miligram demir, 0.40 miligram B1 vitamini, 0.04 miligram B2 vitamini ve 4.3 miligram niacin içermektedir.


Stratejik gıda
4000 yıldan beri besin maddesi olarak kullanılan bulgurun, Dünya Gıda Örgütü’nün açlık sınırındaki ülkelere gönderdiği gıdalar içerisinde yer alması, önemini bir kat daha artırmaktadır. Bizim kıymetini ve önemini pek bilmediğimiz bulgur, dengeli beslenmeden taviz verilmeyen Beyaz Saray mutfağında dahi eksik olmayan emsalsiz bir gıda maddesidir. Bazı ülkelerdeki ordularda radyasyona karşı dayanıklı olduğu için stratejik gıda olarak kabul edilen ve nükleer savaş dönemleri düşünülerek stoklarda tutulan bulgur, kolay hazırlanabilmesi ile de önemli avantaj oluşturuyor.


Anne adayları için faydalı bir yiyecek
Bebeğin anne karnında sağlıklı büyümesine büyük katkı sağladığı belirlenen bulgurun hamileler tarafından bol bol tüketilmesi tavsiye ediliyor. Bulgurun folik asit açısından ne kadar zengin olduğunun toplumda yeterince bilinmediğini belirten Gaziantep Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bayram, anne adaylarının sağlıklı bebek dünyaya getirmeleri için yeterince almak zorunda olduğu bir vitamin türü olan folik asidin, beyin ve omurilik hastalıklarının oluşumunu önleyen (B) grubundan bir vitamin türü olduğunu söyledi.

Doç. Dr. Mustafa Bayram bu konuda şunları dile getirdi:
“Anne adayları, bebeklerini, folik asit yetersizliğinin neden olduğu rahatsızlıklardan korumak için bulgura sofralarında daha çok yer vermeli. Folik asit yetersizliği yaşayan kadınların, anemi, anemiden kaynaklanan yorgunluk, nefes darlığı ve ishal ile kilo kaybı, çarpıntı ve huzursuzluk gibi olumsuzlukları daha sık ve daha yoğun yaşadıkları biliniyor. Anne, bulgur yemekleri yiyerek bebeğini de kendini de bu olumsuzluklardan koruyabilir.”


Kıymetini bilmiyoruz
Yeşil çay ve ısırgan otu gibi, bizim pek tüketmeye alışkın olmadığımız besinlerin kanser düşmanı olduğunu daha önce yazmıştık. Ama tüketimi ülkemizde çok yaygın olan bulgur var ki o da tam anlamıyla bir kanser düşmanı. Ayrıca bağırsakların düzenli çalışmasını sağlıyor, kabızlığı önlüyor, sinir bozukluklarını gideriyor, zihni dinlendiriyor ve enerji veriyor.


Kırışıklıkları yoğurt maskesi ile bitirin
Özellikle hassas cilt tipinde sıkça görülen ince çizgileri ve kırışıklıkları yok etmek için evde hazırlayacağınız yoğurt maskesinden yararlanabilirsiniz. Üstelik yoğurt maskesinin yapımı son derece basittir. Bir miktar yoğurda, iki kaşık hamur mayası (yaş maya değil) ekleyin ve iyice karıştırın. Elde ettiğiniz karışmı yüzünüze sürdükten sonra 10-15 dakika bekleyip ılık suyla yıkayın. Bir süre sonra sonuca kendiniz de inanamayacaksınız.

Yoğurdun içinde bulunan asitler, cildinizi onararak daha genç görünmenizi sağlarken, hamur mayası da cildinizi besleyip canlandıracaktır.


Mayalar, vitamin ve protein kaynağı
Yeri gelmişken söyleyelim. Mikroskobik bir mantar türü olan mayalar; benzer hücrelerin büyümesiyle hızla ürediği için yüksek oranda protein, vitamin ve mineral içerir. Özellikle B, E ve H grubu vitaminlerle, proteinler amino asitler ve mineraller açısından zengin bir kaynaktır. Ayrıca fosfor, potasyum, magnezyum, çinko, krom, selenyum, demir ve manganez de içerir. Mayanın vücut için de bazı faydaları vardır.

İşte bunlardan bazıları:

- Anne sütünü artırır.

- İştah açıcı ve kilo aldırıcı özelliklere sahiptir.

- İnsana yüksek enerji verir.

- Kolestrol seviyesini düşürmeye yardımcıdır.

- Egzersiz performansınızı artırır. (09 Aralık 2007)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Güzelliğin sırrı bitkilerde...

18/8/2008 · Kategori: Ana Sayfa

Güzelliğin sırrı bitkilerde saklı




Günümüzde sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak insanların, özellikle kadınların en çok ilgilendiği konulardan birisi. Sağlıksız beslenme ve çevre şartlarından çok çabuk etkilenen cildinizi, çok para harcamadan ve kolayca hazırlayacağınız reçetelerle eski canlılığına kavuşturabilirsiniz. Bu konuda bal, süt, kaymak, lavanta, ısırgan otu, maydanoz, üzüm, havuç, patates, ıhlamur çiçeği, papatya, kekik, salatalık, biberiye, ceviz ve gül her zaman yanıbaşımızda bulabileceğimiz güzellik kaynaklarıdır. Doğal olmalarının yanı sıra ucuz ve hiçbir yan etkilerinin olmaması da önemli avantaj.

İşte size her zaman ve her yerde kolayca hazırlayabileceğiniz, pratik ve ucuz güzellik reçeteleri:


Çatlayan dudaklara

30 gr bal mumu, bir çay kaşığı badem yağı, 1 çay kaşığı bal, 1 çay kaşığı vanilya.

Bal, ısıtılarak iyice akışkan hale getirilir. Badem yağı hafif ateşte ısıtılır ve içine bal mumu ilave edilir. Bal mumu eridikten sonra ateşten alınır ve içine eritilmiş balla vanilya eklenir. Karıştırıldıktan sonra bir kabın içinde muhafaza edilir. Vanilya yerine nane yağı da konulabilir. Bu harika karışımı çatlayan dudaklarınıza hatta cildinizde oluşan çatlaklara sürüp bir süre beklemeniz yeterli.


Gevşeyen ciltlere

Orta boy bir salatalık, 1 yumurta sarısı, 2 tatlı kaşığı süt tozu ya da yarım fincan süt.

Salatalık, kabukları soyulmadan rendelenir ve diğer malzemelerle mikserde iyice çırpılır. Krem haline geldiğinde bir kaba boşaltılır ve yüze sürülür. 20 dakika beklendikten sonra ılık suyla temizlenir.


Yüz temizleme losyonu

1 kaşık biberiye, 2 kaşık kurutulmuş papatya çiçeği.

Biberiye ve papatya, suda 15 dakika kaynatılır. Karışım soğuduktan sonra süzülür ve kalan sıvı temiz bir kaba alınır. Yüzünüzü bu karışımla yıkarsanız biberiye cildinizdeki mikropları öldürmeye, papatya da parlaklık kazandırmaya yardımcı olur.


Yıpranan eller

1 kaşık bal, yarım limon.

Ellerimiz günlük hayatta pek çok şeyden yıpranır. Temizlik malzemelerini fazlaca kullanmak, soğuk-sıcak değişimi ellerinizin yıpranmış bir görünüm almasına sebep olur. Haftada bir uygulayacağınız bal ve limon karışımı maske, ellerinize rahatlatıcı ve alerjileri önleyici etki yapar. Ayrıca kuruyup sertleşmelerini de önler.


Aknelere maydanoz

1 demet maydanoz, 1 limon.

Ayıklanıp, yakanmış maydanoz kıyılır. Havanda bir limonsuyu ile iyice dövülerek püre haline getirilir. Elde edilen bu karışım akşamları yatmadan önce yüze sürülür, 15 dakika bekletilir, sonra ılık suyla temizlenir. Bu işlem sivilceler geçinceye kadar, kür şeklinde uygulanır.



Herbiri ayrı bir güzellik iksiri

* Papatya:Sivilce ve egzamaya karşı faydalı olduğu biliniyor.

* Lavanta: Kompres veya losyon olarak kullanıldığında yaraların, çıbanların iyileştirilmesinde faydalı olur.

* Ebegümeci: Deride meydana gelen kızarıklıklara, kaşıntılara, cilt döküntülerine ve çeşitli deri hastalıklarına iyi gelir.

* Isırgan: Deri hastalıklarının büyük bölümüne özellikle egzamaya ve sedefe iyi gelir, şişkinlikleri indirir ve cildi canlandırır.

* Kekik: Dıştan kullanımda ağrıları azaltma, kuvvet verme, yaraları ve ezikleri kısa sürede iyileştirme özellikleri olduğu biliniyor.

* Ihlamur: Cildi yumuşatma, temizleme, saç dökülmelerini önleme, deride meydana gelen kırmızı lekeleri yavaş yavaş silme özellikleri olduğu bilinmekte.

* Semizotu: Yemeği ve salatası yapılan semizotu, saçın daha hızlı uzamasına, kepeği önlemeye yardımcı olur. Mikrop öldürücü ve iyi bir nemlendirici olduğu bilinmekte.

* Havuç: Cilde canlılık verir ve göz hastalıklarını giderir.

* Hercai menekşe: Egzamaya iyi gelir.

* Kavun: Cilde temizlik, vücuda serinlik verir.

* Patates: El ve ayak çatlaklarını iyileştirir, yorgun cildi dinlendirir.

* Nazarotu: Sulu egzamalara iyi gelir.

* Üzüm: Cildi güzelleştirir.



Bir bardak çay ile gelen sağlık

Her gün en az birkaç bardak içtiğimiz çayın ne kadar faydalı bir içecek olduğunu hiç düşündünüz mü? Tabii ki, normal ölçülerde içmek ve aşırıya kaçmamak şartı ile...

- Kolesterol seviyesini düşürdüğü uzmanlarca kanıtlanmıştır.

- Çinko içeriğiyle tat hücrelerindeki bozuklukları önler.

- Susuzluğu giderir, karaciğeri temizler ve yeniler.

- İçerdiği florid sebebiyle diş çürüklerini önleyici etkiye sahiptir.

- Doku sertleşmesini ve damar sertliğini tedavi eder.

- Tansiyonu düşürür ve kan damarlarının bağışıklığını artırır.

- Sapon içeriğiyle vücuttaki zararlı maddeleri yok eder, iltihaplanmayı önler.

- İçerdiği bileşik şekerler ile kan şekerinin yükselmesini önlediğinden diyabet hastalarına önerilmektedir.

- C ve E vitamini içeriği içerdiği için kan kanserine karşı bağışıklığı artırır, kısırlığı önler.

- Kuru çay yaprağının içerdiği polifenoller sayesinde kan basıncındaki artışları geciktirir, gıda alerjisini önler.

- Vücuttaki mineral dengesinin kurulmasında sudan daha etkili bir rol oynar.

- Zengin kafein içeriğiyle metabolizmayı ve merkezi sinir sistemini uyarır, ruhsal rahatlık verir, dinlendirici ve konsantrasyon artırıcı etki yapar, kalbi güçlendirir, astımı önler.

- Böbreklerin daha iyi çalışmasını sağlar. Çaydaki teobromin ve teofilin maddeleri idrar sökücü özelliği ile böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar. (06.01.2008)





Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Hardal otu, mutfakta ve...

18/8/2008 · Kategori: Ana Sayfa

Hardal otu, mutfakta ve eczacılıkta

Hardal otu, yüz yıllardan beri Anadolu’da bilinen ve kullanılan bir bitkidir. Taze iken yaprakları mükemmel bir yemek ve salata malzemesi olarak tüketilen hardalın, tohumları ve tohumlarından elde edilen yağı, soslarda ve doğal sağlık reçetelerinde kullanılmaktadır. Hafif aromalı ve acımsı tadıyla pek çok yörede sevilerek yenen bir ottur. Koyu yeşil yaprakları biraz meşe ağacının yapraklarını andırır. Tohumları ise sonbahara doğru olgunlaşır ve bol miktarda yağ ile protein içerir.

Acımsı tadından dolayı yemeği yapılmadan önce kaynar suda hafifçe haşlanır ve süzülür. Daha sonra Ege’nin geleneksel ot salatası için zeytinyağı ve limon suyuyla tatlandırılır. Dilerseniz salatasına, haşlanmış patates koyabilir, ya da portakal dilimleri, kırmızı soğan, peynir gibi değişik lezzetlerle harmanlıyabilirsiniz. Haşlamadan doğrudan kavurup yumurrtalı olarak yemek de mümkündür. Çorbada farklı aromalar arayanlar için de özel bir tattır. Denizli’de sac böreğine giren hardal yaprakları İçel’de bulgurla pişirilir. Eskişehir’de köfteli hardalotu sevilen bir mahalli yemektir, Adana’da kıymalı yemeğini yemek mümkündür. Kısacası, Anadolu’nun hemen hemen bütün bölgelerinde, zengin vitamin ve mineral içeriğiyle hardal otu iyi bir yemek malzemesidir.

Hardal otunun tohumlarından yapılan çay iştah açıcı olarak içilebilir. Ayrıca kanı cilde toplamak ve ağrı kesmek için de lapa şeklinde haricen kullanılır. Hardal otunun bunlardan başka mikrop öldürücü etkisi de vardır. Bütün bu özellikleri, hardal otunu sadece mutfakta değil, eczacılıkta da kullanılan gerçekten önemli bir malzeme haline getiriyor.


Yurdumun yenilebilir otları

Günümüz mutfak kültüründe, yemek malzemeleri giderek sanayileşip tekdüze hale geliyor. Doğada kendiliğinden yetişmekte olan yenilebilir otları tanıyanların ve beslenme bilinciyle onlardan doğru biçimde yararlananların sayısı her geçen gün biraz daha azalıyor. Bu zengin kültürün yok olmasını istemeyen Mutfak Dostları Derneği, “Yurdumun Yenilebilir Otları” isimli nefis bir kitap hazırlamış. Metro Group’un desteğiyle hazırlanan bu güzel kitapta; yemek ve salata yapımı için değerlendirilen 94 adet yenilebilir ot, bütün özellikleriyle taınıtılıyor ve bunlarla hazırlanmış yemek örnekleri veriliyor. Biz de “Deva Market” köşemizde; bu güzel bilgileri okuyucularımızla paylaşarak her hafta bir otu tanıtıp, bu otla yapılmış çeşitli yemek örnekleri veriyoruz. Daha önce “Madımak”, “Ebegümeci”, “Yabani marul”u tanıtmıştık. Bugün de “Hardal otu”nu tanıtmak istiyoruz...


Tohumu ilaç gibi

Hardal otunun yaprakları dökülmeye başladığında tohum salkımları toplanır. Bunlar 15 gün kadar gölgede kurutulduktan sonra tohumları alınır. Hardal tohumlarında müsilaj, yağ, sinapin, sinigrin isimli glikozit ve mirozinaz fermenti vardır. Çok eskiden beri tıpta kullanılmaktadır. Dâhilen hardal tohumu unu az dozlarda midevî, yatıştırıcı ve tarçınla karıştırılırsa iyi bir iştah açıcıdır. Hâricen yakı, lapa veya banyo hâlinde romatizma ve bronşitte mevzii tahriş yapmak için kullanılır. Zehirlenmelerde kusturucu etkisinden faydalanılır.


Hardal otlu tavuk sarması

* Malzemesi:
4 adet piliç göğsü, 250 gr. tereyağı, 250 gr. hardal otu, 1 adet yumurta, 2 yemek kaşığı un, 100 gr. galeta unu, tuz, kızartmak için 2 su bardağı zeytinyağı

* Hazırlanışı:
Tereyağını yumuşaması için oda sıcaklığında bekletin. Hardal otlarını temizleyip yıkayın ve kurulayın. Kaynar suda 5 dakika haşlayıp süzün ve soğutun. İnce ince kıyın. Tereyağı ile hardal otlarını bir kaseye koyup iyice karıştırın. Bir plastik torba parçasına tereyağı-hardal otu karışımını koyup sosis şeklinde sarın, buz dolabına koyup bir saat dinlendirin. Piliç göğüslerinin orta kısmını bir bıçakla yarıp bir cep yapın. Tereyağı-hardal otu karışımını dolaptan çıkarıp 4 eşit parçaya bölün ve her bir pilicin içine bir parçasını koyup kapatın. Piliç göğüslerini önce una, sonra çırpılmış yumurtaya bulayın. Göğüsleri galeta unuyla kapladıktan sonra tekrar buzdalabına koyun. Arzu ettiğinizde zeytinyağında kızartın. Sıcak olarak servis edin. (4 kişilik)

Not: Etleri keserken dikkatli olunması gerekir. Tereyağı eriyecek ve kolayca akacaktır.


Hardal otu salatası

* Malzemeler:
1 bağ hardal otu, 1 çay bardağı zeytinyağı, 1 adet limon ve tuz

* Hazırlanışı:
Hardal otunun dış yaprakları ayıklanır. Taze kısımları 3-4 cm. boyunda doğranır ve toprakları gidene kadar iyice yıkanır. Bu arada bir tencerede su kaynatılır. Yıkanan hardal otları kaynayan suya atılır, yumuşayıp rengi değişene kadar haşlanır. Piştikten sonra delikli kepçe ile bir kaba alınır. Zeytinyağı, limon ve tuz ilave edilip karıştırılır. Soğuk olarak servis yapılır. (27 Mart 2007)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Güzelleşmek isterken...

18/8/2008 · Kategori: Ana Sayfa

Güzelleşmek isterken sağlığınızdan olmayın

Herkes güzel görünmek, sağlıklı ve canlı bir cilde sahip olmak ister. Bunu elde etmenin en kestirme yolu ise makyajdır. Ancak, çok sık ve aşırı makyaj uygulamaları sadece cilt sağlığımız açısından değil, genel vücut sağlığımız açısından da olumsuzlar doğurmaktadır. Çünkü; kozmetik ürünlerin üretiminde kullanılan kimyasal maddelerden bin 800’ünün vücutta çeşitli hastalıklara sebep olduğu tespit edildi.

İnsan sağlığı açısından ürkütücü sonuçlar ortaya çıkaran bu önemli araştırma ABD Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü tarafından gerçekleştirildi. Kozmetik ürünlerin üretiminde kullanılan 2 bin 983 kimyasal madde üzerinde uzun yıllar devam eden araştırmanın sonuçlarına göre; bu maddelerden bin 800’ü zararlı kimyasallar içeriyor ve sadece cilt sağlığımızı değil, genel vücut sağlığımızı da olumsuz yönde etkiliyor, hatta tedavisi güç rahatsızlıklara yol açıyor.

ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü’nün elde ettiği bulgular oldukça ürkütücü. Çünkü bu zararlı kozmetikler; kanserden, alerjik reaksiyonlara, zehirlenmelerden ve doğum kusurlarına kadar çok çeşitli hastalıklara sebep olabiliyor.

İşte ürkütücü sonuçlardan bazıları:

* Kozmetik ürünlerde kullanılan 2 bin 983 kimyasal maddeden bin 828’inin zararlı içerikler taşıdığı tesbit edildi.

* Bu maddelerden 774’ü yüksek derecede zehirlenmelere, 146’sı tümörlere, 218’i üreme bozukluğuna, 314’ü biyolojik mutasyona ve 376’sı ise deri ve göz rahatsızlıklarına sebep oluyor.

Araştırmada, bütün bu risklerden arınmanın en kolay yolunun ise, güzelleşmek için doğal ve bitkisel yöntemleri kullanmaktan geçtiği vurgulanıyor.


Soğuk günler için...

Canlandırıcı maskeler
Bu soğuk kış günlerinde, bahar ışıltıları saçan pırıl pırıl bir cilde sahip olmak istiyorsanız, canlandırıcı maskelere başvurabilirsiniz. Bu maskeler sayesinde yüzünüzün su, nem ve krem gibi ihtiyaçları karşılanacağı için, ayrıca kozmetik ürünler kullanmanıza da gerek kalmayacaktır. Üstelik cildiniz ışıl ışıl olacaktır. İşte evdeki malzemeleri kullanarak kolayca hazırlayabileceğiniz harika cilt bakım maskeleri:


Canlı bir cilt için:
Bir havucu sıkın. Bir adet muzu da ezerek havuç suyuna ilave edin. Elde ettiğiniz karışımı yüzünüze sürün ve 15-20 dakika bekletin. Sonra yıkayın. Ya da bir yumurtanın akını iyice çırpın, içine bir tatlı kaşığı bal katıp iyice karıştırın. Yüzünüze sürün ve 15 dakika bekletin, sonra yıkayın.


Nem maskesi:
Bir yumurtanın sarısı, bir çorba kaşığı yağsız süt tozu ve 1.5 tatlı kaşığı balı karıştırın. Karışım krem kıvamına gelince, boyun ve yüze sürün. 15-20 dakika sonra, önce ılık, ardından da soğuk suyla yıkayın. Cildiniz kuruysa bu maskeyle onu nemlendirebilirsiniz.


Kırışıklara:
Bir yumurtanın akı, bir küçük boy salatalık ve bir tatlı kaşığı taze krema, bulamaç haline getirilir. Karışım, kırışıklıkların üzerine sürülür, 20 dakika sonra ılık maden suyuyla temizlenir.


Denge maskesi:
Bir elmayı rendeleyin, az miktarda süt ile pişirin. Ilık olarak göz çevresi hariç yüze ve boyuna sürün. Kuruyunca ılık su ile yıkayın. Daha sonra gül suyu sürüp hafif bir masaj yapın. Cildiniz normal bir ciltse bu bakım sizin için idealdir.


Yağlı ciltler için:
Bir çorba kaşığı kil, bir olgun domates ile karıştırılarak krem kıvamına getirilir. Yüze sürülür. 20 dakika bekletip sonra ılık suyla yıkanır. Ya da, bir çorba kaşığı süzme yoğurt, bir çorba kaşığı kil ile karıştırılır. Karışım yüze sürülür. 20 dakika bekledikten sonra yıkanır. (03.01.2005)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »