Limonun faydaları

6/11/2008 · Kategori: Ana Sayfa



Vücudu hastalıklara karşı dirençli tutmanın en kolay yolu C vitamini yönünden son derece zengin olan limon yemektir.

Havaların son derece istikrarsız olduğu günler geldi çattı. Sabahın üşüten ayazı, akşam üzeri insanı terleten bir sıcaklığa dönüşüveriyor. Ya da içimizi ısıtan sabah güneşinin yerini, öğleden sonra paltoları, pardösüleri aratan bir ayaz alabiliyor. Bu sebeple birçok kişi tedbirsiz yakalanıyor ve kâh terliyor, kâh üşütüyor.

Havanın bu istikrarsızlığına karşı tedbirli davranmak en iyisi. Ancak çoğu zaman bu mümkün olmuyor. O halde ne yapmak lâzım... Vücudu bu olumsuzluklardan en az etkilenecek direnç noktasında tutmak lazım. Bunu sağlayacak en iyi gıda maddelerinden biri de, hiçbir zaman elimizin altından eksik olmayan limondur.
Halk arasında çok sık kullanılan “çaya çorbaya limon” tekerlemesi bu harika meyvenin hayatımızdaki önemini ve vazgeçilmezliğini de ifade etmektedir. Çorbalarımıza, salatalarımıza, yemeklerimize hatta soğuk ve sıcak içeceklerimize ayrı bir lezzet katan limon; vücudumuz için de, özellikle soğuk algınlığı ve gripal enfeksiyonlara karşı güçlü bir silahtır.

Bol miktarda C vitamini içeren limon, ayrıca şeker, sitrik asit, müsilaj ve tuz açısından da zengindir.
Limon, içerdiği pektin sebebiyle ishalde düzelme sağlayabilir. Ağız kokularını giderir. Limon suyu, yorgunluk giderici, ferahlık verici, içerdiği C vitamini sebebiyle gripal enfeksiyonlara karşı dayanıklılık sağlayıcı etkilere sahiptir. Vücuda sağladığı dirençle, bu hastalığın çabuk atlatılmasını sağlar. Ayrıca, haricen antiseptik (mikrop öldürücü) etkili olduğundan, bilhassa gargara halinde bademcik iltihaplarında uygulanan faydalı bir ilaçtır. Bir büyük fincan suya yarım limon sıkılarak bununla gargara yapılabilir. Limon suyu ve kabuğunda bulunan C vitamini kemikleri, bağ dokuları, damarları ve diş etlerini kuvvetlendirir. Damar sertliğini önlediği bilinmektedir. C vitamini eksikliği sebebiyle olan skorbit hastalığında fayda sağlar. 7 gr. limon kabuğu 1 litre suda kaynatılır ve günde 3-4 bardak içilir. Deri yaralanmalarında onarıma yardım ettiği için bilhassa yanıklarda iyileşmeyi destekler.

Kabukları bile faydalı
Limon kabuğu iştah açar, hazmı kolaylaştırır, ferahlatır. Kabuklarından elde edilen esans ise hem uyarıcı, hem de insanın içini ferahlatan güzel bir koku verir.

Gelelim limonun diğer faydalarına:

- Ateşi ve tansiyonu düşürür.
- Kanı temizler.
- Susuzluğu giderir.
- Kalbi kuvvetlendirir.
- Romatizmada faydalıdır.
- Mide, bağırsak ve idrar yollarındaki mikropları öldürür.
- Gıda zehirlenmesini önler.
- İdrar söktürür.
- Böbrek ve mesanedeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur.
- Yüzdeki sivilceleri geçirir.
- Cildin güzelleşmesini sağlar.
- Karaciğer hastalıklarında faydalıdır.
- İshali keser, kansızlığı önler.
- Bazı kadınlarda meydana gelen aşırı kanamaları düzenler.
- Baş ve vücut ağrılarını azaltır.


Saçlarınız için yumurtalı şampuan
Havaların çok değişkenlik gösterdiği şu günlerde saçların bakımı büyük önem taşıyor.
Bunun için evde kolayca hazırlayabileceğiniz şampuanlar kullanabilirsiniz. İşte size her türlü saç için uygulanabilecek basit bir formül:
İki yumurtayı, bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin ve bir çorba kaşığı elma sirkesiyle karıştırın. Saçlarınızı bir kere şampuanladıktan sonra karışımı uygulayın. 20 dakika bekletip, iyice durulayın.


Karadeniz’de yeni bir şifa bitkisi: Likarpa
Rize’nin İkizdere ilçesinde yetişen likarpa bitkisi, şifa kaynağı oluyor. İlçenin ormanlık alanlarında yetişen bitkinin zakkuma benzeyen yaprakları çay gibi demlenerek içilirken, meyvesi de marmelat ve reçel yapımında kullanılıyor. Likarpanın özellikle solunum yolları rahatsızlıkları olanlar tarafından sıkça arandığını belirten vatandaşlar, bu şifalı bitkiye sahip çıkılmasını ve gerekirse kuşburnu gibi bir sanayi bitkisi olarak değerlendirilmesini istiyorlar.

Ot deyip geçme

Keçiboynuzu
Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz havzasında yetişen, kışın yaprak dökmeyen bir ağaç ve onun meyvesidir. Keçiboynuzunun çiçekleri yeşilimtıraktır. Meyvesi 10-20 santimetre boyunda, yassı, etli, açılmayan ve koyu renklidir. Terkibinde yağ, sakkaroz, glikoz, selüloz ve azotlu bileşikler vardır. Çiğ yendiği gibi reçeli de yapılır.

Keçiboynuzunun faydalarına gelince:
Mide ve bağırsak hastalıklarında faydalıdır.
Göğsü yumuşatır, balgam söker ve bronşları boşaltır, ishali keser, sigara tiryakileri için faydalıdır.

Kazayağı
Kazayağı, Kuzey Amerika’nın doğu bölgelerinde ve Akdeniz bölgesinde yetişen kokulu, otsu bir bitkidir. Toprak üstündeki kısımlarından su buharı distilasyonu ile elde edilen uçucu yağa “kazayağı esansı” denir. Kazayağı, bağırsak solucanlarını düşürmekte faydalıdır. (24 Ekim 1999)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Elma ve kuru cilt bakımı

6/11/2008 · Kategori: Ana Sayfa



Uzmanlar sağlıklı beslenmede elmanın sanılandan daha yararlı olduğunu ve bağırsak kanserine yakalanma riskini de azalttığını belirtiyorlar. Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Sağlık Eğitimi Vakfı’nın hazırladığı aylık bültende bu konuda bir yazı yayınlandı. Yazıda; günlük yemek listelerinde sıkça yer alan bitkisel besinlerin vücut tarafından sindirilmeyen kısmı olan posanın, bağırsağın esnek olmasını sağladığı ve bağırsak kanserine yakalanma riskini azalttığı bildiriliyor. Bu sebeple uzmanlar, her öğünden sonra elma yenmesini öneriyorlar.

İçerisinde birçok mineral ve vitamin bulunduran elmanın faydalarını uzmanlar, şöyle sıralıyorlar:


Zayıflama rejimlerinde:

Elmada sadece 50 kalori vardır ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Bu arada bol miktarda posa içeren hububat ürünleri, buğday ve arpa ekmeği, taze sebze, meyve ve baklagiller, düşük kalori içerdiklerinden dolayı şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler.


Kabızlık:

Öğle yemeğinden önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler.


Bağışıklık zayıflığı:

Elmadaki C vitamini vücudun savunma sistemini kuvvetlendirir. Bunun sonucu olarak soğuk algınlığı virüsleri vücuda giremezler.


Diş bakımı:

Yemeklerden sonra yenen elma çoğu zaman diş fırçalamaktan daha iyi etki yapar. Çünkü, elma çiğnenirken dişlerin arası çok iyi bir şekilde temizlenir.


Kandaki yağ:

Elmadaki petkin maddesi, zararlı LDL kolesterolünü düşürür, atardamarları koruyan iyi kolesterol HDL’yi yükseltir.


Kalp zayıflığı:
Elmanın içerdiği etkili maddeler arasında yeni keşfedilen Phenylalanin de vardır. Bu madde, vücutta bulunan ve kalbin çalışmasında destek olan Q enzimini faaliyete geçirir.


Demir eksikliği:

Demir, C vitamini ile birleştiğinde organizma tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de bulunur.


Diğer faydaları

* Elmanın diğer faydalarını da şöyle sıralayabiliriz:

Sinirleri ve adaleleri kuvvetlendirir. Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Hamilelerin bulantı ve kusmalarını azaltır. Hastalıkların çabuk geçmesini sağlar. İdrar söktürür. Vücutta biriken zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur. Böbreklerdeki kum ve taşların dökülmesine yardım eder. Hazmı kolaylaştırır. Kanı temizler. Damar sertliği ve kalp krizlerini önler. Kandaki şeker miktarını düşürür. Şeker hastaları için faydalıdır. Dizanteri ve paratifoda iyileşmeye yardımcı olur. Bağırsak kurtlarının düşmesine yardımcı olur. Öksürüğü keser. Kompostosu ateşi düşürür. Susuzluğu keser. Uçukları geçirir. Cildin taze ve güzel kalmasını sağlar.


Hayat kaynağı vitaminler

* B6 vitamini eksikliği deride çatlamalara yol açıyor

B-6 vitamini sinirlerimiz, deri ve bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu görevi üstlenen B-6 vitamini, aynı zamanda sinir ve kas hastalıklarının tedavisinde kullanılır. B-6 vitamininin eksikliği, deri ve bağırsak rahatsızlıklarıyla sinir hastalıklarına yol açabilir. Tavuk eti, balık, böbrek, karaciğer, süt, yumurta, buğday, mısır, pirinç kabuğu, patates, maya ve taze fasulye B-6 vitamini açısından oldukça zengin gıda maddeleridir.


Kuru ciltlere süt ve krem
Cilt bakımı, özellikle dış tesirlere açık olan el, yüz ve boyun bölgelerinin bakımı özel ilgi isteyen bir iştir. Cildinin çok kuru olduğundan şikayet eden “Dertli Gonca” rumuzlu okuyucumuza kuru cilt bakımı ile ilgili bazı tavsiyelerde bulunmak istiyoruz:

Yatmadan önce kuru cilt, yağı alınmış süte batırılan pamukla hafif hafif silinerek ıslatılır. 15 dakika bekledikten sonra ılık suya batırılmış pamukla silinip kurulanır. Sonra kremle masaj yapılır. Eğer bütün vücutta cilt aşırı kurumuşsa, bir miktar zeytinyağı karıştırılır. Elde edilen karışım ile tüm vücut ovulur. Ardından ılık su ile banyo yapılır veya 30 gram gülsuyu ve 400 gr. gliserin karıştırılarak banyo suyuna dökülür. (01 Mayıs 1999)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

İlmin Dinimizdeki Yeri

25/10/2008 · Kategori: Ana Sayfa

Sual: Dinimizde ilmin önemi nedir?
CEVAP
İlmin önemi çok büyüktür. Yaratılış gayesine uygun yaşamak, dinimizin emrettiği faydalı işleri yapmak, zararlı şeylerden kaçmak için ilim sahibi olmak gerekir. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Allah, iman edenleri yüceltir; bunlardan kendilerine ilim verilmiş olanları ise, kat kat derecelerle yükseltir.) [Mücadele 11]

(De ki, hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Bilen elbette kıymetlidir.)
[Zümer 9]

(Kulları arasında Allah’tan en çok korkan âlimlerdir.) [Fatır 28]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(İlim öğrenmek, kadın-erkek her Müslümana farzdır.) [Beyheki]

(Fen ve sanat müminin kaybettiği malıdır. Nerede bulursa alsın!) [İbni Asakir]

(İlim Çin’de de olsa talep edin! Öğrenin!)
[Beyheki]

(Beşikten mezara kadar ilim öğrenmeye çalışınız!) [Şir’a]

(Allahü teâlâ, İbrahim aleyhisselama "Ben ilim sahibiyim, ilim sahiplerini severim" buyurdu.)
[İbni Abdilber]

(İlim, İslam’ın hayatı, imanın direğidir.)
[Ebuşşeyh]

(Hiç kimse, cehaletle aziz, ilim ile de zelil olmaz.) [Askeri]

(Boş vaktini ilme harcayan kurtulur.) [İ. Maverdi]

(İlim öğrenmek, namaz, oruç, hac ve cihaddan da efdaldir.)
[Deylemi]

(Nerede ilim varsa, orada Müslümanlık vardır.) [S.Ebediyye]


(İlim, benim ve diğer Peygamberlerin mirasıdır. Kim de bana mirasçı olursa, Cennette benimle beraber olur.)
[Deylemi]

(Bilerek yapılan az bir ibadet, bilmeyerek yapılan çok ibadetten daha iyidir.)
[Şir’a]

(Allahü teâlânın rezil etmek istediği kul, ilim ve edepten mahrum kalır.) [İbni Neccar]

(Bir Müslüman, arkadaşına, hidayetini arttıracak veya onu tehlikeden kurtaracak hikmetli bir sözden daha iyi bir hediye veremez.)
[Ebu Ya’la]

İlim, Cennete giden bir yol, gurbette arkadaş, yalnızlıkta sırdaştır. İlim, iki cihanda kurtuluş, düşmana karşı siperdir. İnsan için haya, gözler için ziyadır.

Hazret-i Ali buyurdu ki:
(İlim, maldan hayırlıdır. Çünkü malı sen korursun; fakat ilim seni korur. Mal harcamakla azalır, ilim sarf etmekle çoğalır.)

İmam-ı Gazali hazretleri de, (İnsanın diğer mahlukattan üstünlüğü ilmi iledir, güç ve kuvvetiyle değildir. Çünkü deve insandan kuvvetlidir. İrilik bakımından da değildir. Çünkü fil insandan çok iridir. Cesaret bakımından da değildir. Çünkü aslan insandan cesurdur. Çok yemesiyle de değildir. Çünkü mandanın karnı, insanın midesinden daha büyüktür. Şu halde ilim çok üstün bir vasıftır) buyurmaktadır.

Yemek ve içmekten kesilen hasta, ölmeye mahkum olduğu gibi, ilim ve hikmetten mahrum kalb de ölüme mahkumdur.

İlim öğrenmek ve öğretmek çok mühimdir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ ilim verdiği âlimlerden de Peygamberlerden aldığı misak gibi, ilimlerini saklamayıp insanlara açıklamaları için, söz almış ve "Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet et!" buyurmuştur.) [Ebu Nuaym]

(En güzel hediye, hikmetli bir sözü iyice anlayıp, din kardeşine anlatmaktır.)
[Taberani]

(Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek, sabaha kadar ibadetten daha sevaptır.) [Deylemi]

(Heves edilecek iki kimse vardır: Biri, Allahü teâlânın verdiği ilimle amel edip başkasına da öğreten, ikincisi de, Allahü teâlânın verdiği serveti hayra sarf edendir.)
[Buhari]

(İlim yolunu tutana, Allahü teâlâ Cennet yolunu açar.)
[Tirmizi]

(Melekler, ilim talebesinden memnun oldukları için kanatlarını onların üzerine gererler.) [İ. Abdilber]

(İlimden bir mesele öğrenmek, dünyadaki her şeyden kıymetlidir.)
[Taberani]

(Ya âlim, ya öğrenci, ya dinleyici veya bunları seven olun. Yoksa helak olursunuz.) [Beyheki]

(Âlim olmayan veya ilim öğrenmeye çalışmayan bizden değildir.)
[Deylemi]

(İşlenen bir günah, âlime bir, cahile iki olarak yazılır. Âlim, günahı için azap olunur. Cahil ise hem günahı, hem de öğrenmediği için azap olunur.)
[Deylemi]

(İlim öğrenmek, namaz, oruç, hac ve Allah yolundaki cihaddan daha kıymetlidir.)
[Deylemi]

(Bir saat ilim öğrenmek gece sabaha kadar ibadet etmekten kıymetlidir. Bir gün ilim öğrenmek, üç ay oruç tutmaktan kıymetlidir.)
[Ebu Nuaym]

(Bir kimse, ilim öğrense, bununla amel etmese bile; bin rekat namaz kılmasından daha fazla sevap alır. Eğer öğrendiği ilimle amel eder veya başkasına öğretirse, hem bunun sevabını alır, hem de Kıyamete kadar bununla amel edenlerin sevabını alır.)
[Hatib]

(Farzlarda ihmallik yapan bir derde müptela olur.)
[İ. Ahmed]

(Allah rızasından başka bir niyetle ilim öğrenen, Cehenneme gider.) [Tirmizi]

(Din ilmine sahip olanın sıkıntısı gider ve ummadığı yerden rızıklanır.) [İ. Neccar]

(İlim öğrenen veya Allah için bir dost edinen veya din kardeşinin yüzüne şefkatle bakan veya
“Bismillah” diyerek işine başlayan affa uğrar.) [İ. Rafii]

İlim âlimden öğrenilir
Bir talebenin, ilim öğrenebilmesi ve doğru yolu bulabilmesi için, bir öğreticiye ihtiyacı vardır. Çünkü hadis-i şerifte, (İlim üstaddan öğrenilir) buyuruldu. (Taberani)

Kur'an-ı kerimde ise mealen, (Eğer bilmezseniz, bilenlerden sorun!) buyuruldu. (Nahl 43)
Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için de sebeplere yapışmak, bir âlimin gösterdiği yolda gitmek gerekir. Kur'an-ı kerimde mealen (Ey iman edenler, Allah’tan sakının ve Onun rızasına kavuşmak için, vesile arayınız!) buyuruluyor. (Maide 35)

Bu âyet-i kerimeden de bir öğreticiye ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır. Bir kimsenin rehberi olmazsa, şeytan ona rehber olur. Şeytan rehber olunca da, kendisine tâbi olanı uçurumdan uçuruma atar.

[Bu yüzden, nakli esas alan kitapları okumalıdır. Hakikat Kitabevi’nin yayınladığı kitaplar, ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerinden derlenerek hazırlanmıştır. www.hakikatkitabevi.com adresinden okunabilir ve temin edilebilir.]

İlim bulunan yerde
Ehl-i sünnet itikadını ve ilmihalini öğrenmeyen ve çocuklarına öğretmeyenler, Müslümanlıktan ayrılmak, küfür felaketine düşmek tehlikesindedir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İlim bulunan yerde Müslümanlık vardır. İlim bulunmayan yerde Müslümanlık kalmaz.)
Ölmemek için, yiyip içmek gerektiği gibi, kâfirlere aldanmamak, dinden çıkmamak için de, dinini, imanını öğrenmek gerekir. Ecdadımız her zaman toplanıp, İlmihal kitaplarını okur, dinlerini öğrenirlerdi. Ancak böyle Müslüman kaldılar. İslamiyet’in zevkini aldılar. Bu saadet ışığını bizlere, doğru olarak ulaştırabildiler.

Bizim de Müslüman kalmamız, yavrularımızı yabancılara kaptırmamamız için, birinci ve en lüzumlu çare, her şeyden önce Ehl-i sünnet âlimlerinin hazırladığı ilmihal kitaplarını okumak ve öğretmektir. Çocuğunun Müslüman olmasını isteyen ana-baba, çocuğuna Kur'an-ı kerim öğretmelidir.
(Herkese Lazım Olan İman)


Farz olan ilimler
Sual:
Kadın ve erkeğe farz olan ilimler nelerdir?
CEVAP
Dinimizde farz olan ilimler ikiye ayrılır: Farz-ı kifaye, Farz-ı ayn olan ilimler.
Dünya işlerini tanzim için gereken tıp, ziraat, terzilik, siyaset gibi ilimler, farz-ı kifayedir.
Bu ilimleri bilen kâfi miktarda insan varsa, diğer insanların bu ilimleri öğrenmesi farz olmaz. Yani bu ilimleri bilmediği için diğer insanlar mesul olmazlar.

Farz-ı ayn olan ilimleri her Müslümanın bilmesi farzdır. Mesela namaz, oruç gibi ibadetleri her Müslümanın bilmesi farzdır. En başta da Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek her Müslümana farz-ı ayndır. Ancak zekat verecek zenginin zekat ilmini bilmesi farz-ı ayn iken, fakirin bilmesi farz değildir. Evlenecek kimsenin evliliğe ait lüzumlu bilgileri bilmesi farzdır. Evlenmeyecek kimsenin evliliğe ait bilgileri bilmesi farz değildir.
(Hadika)


Faydalı ve faydasız ilimler
Sual:
Faydalı ve faydasız ilimler nelerdir?
CEVAP
Faydalı ve faydasız ilimlere birkaç örnek verelim:
1- İman, ibadet ve kazanç ilimlerini öğrenmek farzdır. (Hindiyye)

2-
Fıkıh öğrenmeyip, hadis, tefsir ile meşgul olmak çok yanlış olur. (Berika)

3-
Matematik ve geometri, astronomi gibi ilimler, eğer Allahü teâlânın gösterdiği yerlerde, yani insanlara hizmet etmek için kullanılmazsa bunlarla uğraşmak, boşuna vakit öldürmek olur. Kıble ve namaz vakitleri için ve dine hizmet için bu ilimleri öğrenmekte mahzur yoktur. (M. Rabbani, Hindiyye)

4-
Falcılık bilgileri öğrenmek haramdır.
(Hindiyye)

5-
Kelam, yani iman bilgilerini ihtiyaçtan fazla öğrenmek caiz değildir.
(Hadika)

İlmi, Allah rızası için ve Müslümanlara hizmet için öğrenmelidir. Mal, mevki kazanmak, kibir ve şöhret için öğrenmemelidir. İlmi de ancak Ehl-i sünnet âlimlerinin yazdıkları kitaplardan öğrenmelidir.
(İslam Ahlakı)


Fıkıh ilminin önemi
Sual:
Mealden mi yoksa fıkıh kitabından mı dini öğrenmeyi tavsiye edersiniz?
CEVAP
Mealden tefsirden din öğrenilmez. Ahmed Tahtavi hazretleri buyuruyor ki:
Kur'an-ı kerimdeki Allah’ın ipine sarılın ifadesindeki ipten maksat, cemaattır. Cemaat da, fıkıh ve ilim sahipleridir. Fıkıh âlimlerinden bir karış ayrılan dalalete düşer. Sivad-ı a'zam, fıkıh âlimlerinin yoludur. Fıkıh âlimlerinin yolu da, Resulullah efendimizin ve Hulefa-i raşidinin yoludur. Kurtuluş, Ehl-i sünnet vel cemaat fırkasındadır. Fırka-i naciyye, bugün dört mezhepte toplanmıştır. Bu zamanda bu dört hak mezhepten birine uymayan, bid'at ehlidir.
(Tahtavi)

Muhammed Hadimi hazretleri buyurdu ki:
(Dindeki dört delil, müctehid âlimler içindir. Bizim için delil, mezhebimizin bildirdiği hükümdür. Çünkü biz, âyet ve hadisten hüküm çıkaramayız. Bunun için, mezhebimizin bir hükmü, âyet ve hadise uymuyor gibi görünse de, mezhebimizin hükmüne uyulur. Yahut başka bir âyet veya hadisle değişmiştir, yahut tevil edilmesi gerekir. Bunları da ancak müctehid âlimler anlar. Bunun için tefsir ve hadis değil, âlimlerin kitaplarını okumak gerekir.)
[Berika]

Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor ki:
(Bir işte anlaşamazsanız bu işin hükmünü, Allah ve Resulünden anlayın!) [Nisa 59]

Buradaki Anlayın emri müctehid âlimler içindir. Çünkü Allahü teâlâ, âlimlere sorulmasının gerektiğini bildiriyor. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Bilmiyorsanız âlimlere sorun!) [Nahl 43]


Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Bütün ibadetlere verilen sevap, Allah yolunda cihada verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Cihad sevabı da, emr-i maruf ve nehy-i anilmünker sevabı yanında, denize nispetle bir damla su gibidir.) [Deylemi]

(Fıkıh öğrenmek her Müslümana farzdır. Fıkhı öğrenin ve öğretin, cahil olarak ölmeyin!)
[İ. Maverdi]

(İbadetlerin en kıymetlisi fıkhı öğrenmek ve öğretmektir.)
[İbni Abdilberr]

(Her şeyin dayandığı direk vardır. Dinin temel direği, fıkıh ilmidir.) [Beyheki]

(Âlimlerin en hayırlısı fıkıh âlimleridir.)
[İ. Maverdi]

(Allahü teâlâ, iyilik vermek istediği kimseyi fıkıh âlimi yapar.) [Buhari]

(Fıkhı bilmeden ibadet eden, gece karanlıkta bina yapıp, gündüz yıkana benzer.) [Deylemi]

(Hikmetsiz kalb, harap ev gibidir. Şu halde öğrenin, öğretin. Fıkıh öğrenin, cahil olarak ölmeyin. Çünkü Hak teâlâ cahillik için mazeret kabul etmez.)
[İ.Sünni]

(Allah indinde en üstün kimse fakihtir.)
[M. Zühdiyye]

(Az fıkıh, çok ibadetten iyidir. İhlasla ibadet edene fıkhı öğrenmek nasip olur.) [Taberani]

Hazret-i Ebu Bekir (Ya Resulallah, savaştan başka cihad yolu var mı?) diye sordu. Resul-i ekrem buyurdu ki:
(Evet vardır. Emr-i maruf ve nehy-i münker yapmaktır.) [Tibyan]

Fıkhı öğrenmek her Müslümana farz-ı ayndır. Fıkıh âliminin Müslümanlara sağladığı faydanın sevabı, cihad sevabından çoktur.
(Redd-ül muhtar)

Mezhep imamları, (Âlimlerden sorup öğrenin) mealindeki âyet gereğince, Kur'an-ı kerimin manasını, Tabiinden ve Eshab-ı kiramdan öğrenerek, kitaplarına yazmışlardır. Diğer âlimlerimiz de, bunların kitaplarından, tefsirden, hadisten anladıklarını, bizim gibilere açık, kolay öğretmek için, binlerce Fıkıh ve İlmihal kitabı hazırlamışlardır.
(Birgivi)

Ehl-i sünnet itikadını ve farzları, haramları öğrenmek farzdır. Bunlar, ancak fıkıh kitaplarından öğrenilir. Fıkıh, âyet ve hadislerden çıkarılmıştır.
(Hadika)

Fıkıh, salih kimselerin yazdığı ilmihallerden öğrenilir. Ehl-i sünnet âlimlerinin kıymetli eserlerinden derlenerek hazırlanan (Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye) kitabı, fıkıh bilgileri öğrenilecek en emin kaynaktır.

En lüzumlu bilgiler
Lüzumlu fıkıh bilgilerini öğrenmek farz-ı ayn iken, bu farzı terk edip, (İmanı araştırıyorum) diyerek ağaçların, çiçeklerin, insan ve hayvanların anatomisini incelemekle meşgul olmak haramdır. İman esasları tahkik edilmez, yani araştırılmaz. Peygamber efendimiz, (Ahir zamanda, kocakarı gibi itikad edin!) buyurarak, kocakarı gibi iman etmeyi tavsiye etmiştir. (Deylemi)

İspat ile delil ile iman olmaz. İman, görmeden inanmaktır. Kur’an-ı kerimde, salihler övülürken, (O müttekiler ki, gayba inanırlar, namaz kılarlar ve kendilerine verdiğimiz mallardan [zekat ve her türlü hayır hasenat için] harcarlar) buyuruluyor. (2/3)

İman bilgilerini anlatan derin ilme ilm-i kelam denir. Kelam ilmini, ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri itikadı öğrenecek ve bunları akıl ve nakil ile ispat edecek ve sapıklara, dinsizlere anlatacak kadar okumak farz-ı ayn olup, bundan fazlasını öğrenmek, ancak din âlimlerine lazımdır. Başkalarına caiz değildir. Başkaları bu ilimle meşgul olursa, bâtıl yollara kayar, sapıtıp zındık olur.
(Hadika)

Âlimler buyuruyor ki
İlm-i kelam ile uğraşıp sapıtmak yanında, büyük günah işlemek hafif kalır. Ehl-i sünnet itikadını iyi öğrenmeden önce, ilm-i kelam ile uğraşmanın zararı bilinseydi, kelam ilmi ile uğraşmaktan, aslandan kaçar gibi kaçınılırdı.
(İmam-ı Şafii)

Bid’at ehli ile kelamcıların şahitlikleri kabul değildir.
(İmam-ı Malik)
Kelam ilmi ile uğraşan hep şüphe içindedir, iflâh olmaz.
(İmam-ı Ahmed)

Kelam ilmi ile uğraşan imam olamaz, zamanla dinden çıkar.
(İmam-ı Ebu Yusuf)
Resulullah efendimiz, fıkhı teşvik etti, kelamı yasakladı.
(Hadis âlimleri)

Kelam ilmi ile uğraşanların çoğu zındık olur.
(Fetava-i Bezzâziyye)
Fıkıh öğrenmek her Müslümana farz-ı ayndır.
(İbni Abidin)

Tasavvuf sayesinde iman sağlamlaşır. Akıl ile, delil ve ispat ile kuvvetlenen iman böyle sağlam olmaz.
(İmam-ı Rabbani)

Seyyid Abdülhakim Arvasi
hazretleri de buyuruyor ki:
İman, Muhammed aleyhisselamın, Peygamber olarak bildirdiği şeyleri, tahkik etmeden, akla, tecrübeye ve felsefeye uygun olup olmadığına bakmadan, tasdiktir. Akla uygun olduğu için tasdik etmek, aklı tasdik etmek olur, Resulü tasdik etmek olmaz. Yahut Resulü ve aklı birlikte tasdik etmek olur ki, o zaman Peygambere itimat tam olmaz. İtimat tam olmayınca, iman olmaz. Çünkü iman parçalanmaz. Hadis-i şerifte, (Dini aklı ile ölçen kadar zararlı kimse yoktur) buyurulmaktadır. (Taberani)

İman kıymetlidir
Cahil ve âlim herkes, kelam ilmi ile uğraşmayı bırakıp, ilmihal bilgilerini öğrenmeye çalışmalı; zira fıkıh ilmi zaruri lazımdır. Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(İmanın sermayesi fıkıhtır.) [Deylemi]

(Fıkıh ilmi her Müslümana farzdır.) [İ.Maverdi]

(Dinin temel direği fıkıhtır.) [Beyheki]

Fıkıh ilmi ise, nakli esas alan doğru bir ilmihal kitabından öğrenilir. Bir Müslümanın, imanını ehl-i sünnet itikadına göre düzelttikten sonra, imanın gereği olan amellerini ilmihale uygun yapması gerekir. Ayrıca imanını tehlikeye düşürecek iş ve sözlerden de uzak durmalıdır. Çünkü iman ne kadar kıymetli ise, zıddı olan küfür de o kadar kötüdür. İmanı kurtarmak için ibadetleri yapmak ve haramlardan kaçmak gerekir. Bilhassa küfre düşürücü söz ve hareketlerden sakınmalıdır. Mesela imanını çok kuvvetli sanan biri, Allah dostlarından birine düşman olsa veya Allah düşmanlarından birini sevse, yahut, (Kuşların uçuşunda ilahi şuuru görüyoruz) veya (Bu iş Allah’ın aklına aykırıdır) dese, yaptığı ibadetler kıymetsiz olur ve Cehenneme gider. Çünkü küfre düşürücü ifade kullananın imanı gider. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Öyle bir zaman gelir ki, kişinin imanı gider de haberi olmaz. Halbuki ondan, gömleğin çıktığı gibi, iman çıkmış olur.) [Deylemi]


Yabancı dil öğrenmek
Sual:
Yabancı dil öğrenmek iyi olur mu?
CEVAP
Elbette iyi olur. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Bir kavmin dilini öğrenen, onların zararlarından korunmuş olur.) [F.Bilgiler]

Eshab-ı kiramdan Zeyd bin Sabit hazretleri buyuruyor ki:
(Resulullah bana Yahudi dilini öğrenmeyi emretti, ben de öğrendim. Yahudilere gönderilen mektupların çoğunu bana yazdırırdı. Onlardan gelen mektupları bana okuturdu.) [Tirmizi]

Seyyid Abdülhakim Arvasi hazretleri de buyuruyor ki:
İslam dininin üstünlüklerini, rahat ve huzur kaynağı olduğunu ve medeniyete, fende ve ahlakta ilerlemeye ışık tuttuğunu dünyaya bildirmek için, kısacası, İslamiyet’e ve bütün insanlara hizmet etmek için, yabancı dil öğrenmek muhakkak lazımdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Bronşit ilacı ve...

17/9/2008 · Kategori: Ana Sayfa

Bronşit ilacı ve güzellik reçeteleri

formül hazırlayabilirsiniz. Limon suyu cildi dezenfekte ederken sivilceleri kurutur ve siyah noktaların kaybolmasına yardımcı olur. Yoğurt ise cildi besler, nemlendirir ve yağ miktarını dengeler. Bu maskeyi haftada bir kez uygulanabilir. Haftada iki kez uygulanmasında da bir sakınca yok.

Malzemeler:
Bir kase yoğurt ve bir limonun suyu

Hazırlanışı:
Bir kase yoğurda bir limonun suyunu ilave ederek iyice karıştırın. Bu karışımı, gözlerinize gelmemesine dikkat ederek yüzünüze yayın ve 15 dakika bekleyin. Yüzünüzde kuruyan maskeyi ılık suyla yıkayarak çıkarın.


Yumurta ve sütle pürüzsüz bir yüz
Kuru ve nemsiz bir cildiniz varsa yumurta sarısı ve sütle hazırlayacağınız maske, sizin için birebir. yumurta sarısı cildinizi beslerken, süt nemlendirecek, yumuşaklık verecek ve cildinizi sıkılaştıracak. Maskeyi haftada bir kez uygulamanız yeterli olacaktır. Hazırlanması da son derece kolay.

Malzemeler:
Bir adet yumurta sarısı ve iki kaşık süt

Hazırlanışı:
Bir bardakta yumurta sarısı ile sütü iyice karıştırın. Bu karışımı yüzünüze yayın. Gerekirse üzerini ince bir bezle örterek on beş dakika bekleyin. Ardından kağıt mendille silerek temizleyin. Daha sonra, sırasıyla, ılık ve soğuk suyla yüzünüzü yıkayın.


Kırışıklara elma ve kaymak
Yüzünüzde oluşan kırışıkları gidermek ve cilde elastikiyet kazandırmak için kaymak ve elma ile harika bir formül hazırlayabilirsiniz. Çünkü kaymak cildi yumuşatarak nemlendiriyor ve elastikiyet kazandırıyor. Kaymak, kırışıklara karşı da son derece etkilidir. Elma ise cildin diri kalması için önemli bir etkendir.

Malzemeler:
Üç kaşık kaymak ve bir adet orta boy elma

Hazırlanışı:
Soyduğunuz bir adet elmayı üç kaşık kaymakla birlikte bir mikserde bir kaç dakika karıştırın. Karışımı cildinize yaydıktan sonra temiz bir bezle yüzünüzü kapatın. Yaklaşık on-onbeş dakika bekledikten sonra maskeyi silin ve yüzünüzü ılık suyla temizleyin. Haftada en az bir defa bu maskeyi tekrarlayabilirsiniz. (22.03.2004)

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::